İranlı Hristiyan Mülteci Seyedmahdi Mahdian’ın Şüpheli Ölümü: “Göz Göre Göre Bir Ölüm Gerçekleşti”

İran’dan Hristiyan kimliği nedeniyle zorunlu göç eden mülteci Seyedmahdi Mahdian, 4 Mayıs 2026’da Eskişehir’in Tepebaşı ilçesindeki evinde ölü bulundu. Mahdian’ın komşuları, bir süredir ondan haber alamadıkları için durumu polise bildirdi. Olay yerine gelen polis ekipleri, Mahdian’ı evinde hareketsiz halde buldu. Olay, “şüpheli ölüm” olarak kaydedildi. Merhum Seyedmahdi Mahdian’ın cenazesi, ailesinin katılımıyla Eskişehir’de toprağa verildi.

Yaklaşık on yıldır Eskişehir’de yaşayan ve bir çocuk babası olan Mahdian, İran’da Hristiyanlığı seçtiği için çeşitli baskılara maruz kalmış, dövülme cezası almış ve daha ağır yaptırımlarla karşılaşma riski nedeniyle Türkiye’ye sığınmıştı. Türkiye’ye geldikten sonra uluslararası koruma başvurusu yapan Mahdian’ın talebi reddedilmiş, itirazı Bursa Bölge İdare Mahkemesi’nde değerlendirme aşamasında bekliyordu.

Mahdian’ın avukatı Döndü Kurşunoğlu, müvekkilinin hayatında dönüm noktası olan sürecin, 30 Temmuz 2025’te Eskişehir’deki inşaatta geçirdiği iş kazası ile başladığını belirtti. İddialara göre, Seyedmahdi Mahdian, ST Makine adlı firmanın inşaatında, Surre Yapı isimli taşeron şirket aracılığıyla kaynak ustası olarak çalışırken, yaklaşık dört buçuk metre yükseklikten düşerek ağır yaralanmıştı. Kafatasında kırıklar meydana gelmiş, bir kısmı alınmak zorunda kalmış ve beyninde hasar oluşmuştu. Kazanın ardından bir ay yoğun bakımda kalan Mahdian, yürüme yetisini büyük ölçüde kaybederek tekerlekli sandalye kullanmaya başlamıştı.

Çalışma izni bulunmadığı ve sigortasız çalıştığı için Mahdian, iş kazası sonrası tam anlamıyla tedavi olamadı. Avukatı, Mahdian’ın Yunus Emre Devlet Hastanesi’ne üç kez yatırıldığını, ancak acil müdahalelerin ardından klinik tedavi için ücret talep edildiği için tedavisinin yarıda kaldığını ifade etti. Borçları nedeniyle hastanede alıkonulmaya çalışıldığını ve bu nedenle hastaneden ayrılmak zorunda kaldığını belirtti. Kafatasının bir bölümünün alınması nedeniyle önerilen kafa protezinin maliyetinin yaklaşık 1,5 milyon lira olduğunu vurgulayan Kurşunoğlu, Mahdian’ın bu tedaviye de ulaşamadığını kaydetti.

Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen iş kazası soruşturmasında, hazırlanan bilirkişi raporlarına göre inşaatta gerekli iş güvenliği önlemlerinin alınmadığı tespit edildi. Raporda, proje sahibi ST Makine’nin sahibi Hüseyin Tezel’in “asli kusurlu”, şantiye şefi Abdullah Olur’un ise “tali kusurlu” olduğu ifade edildi. Taşeron firma Surre Yapı’dan herhangi bir yetkilinin kusurunun olmadığını ve şirket sahibinin de kusurlu bulunmadığını belirtildi.

Avukat Kurşunoğlu, Mahdian’ın tedavisinin işverenler tarafından üstlenilmediğini aktardı. Savcılığın bilirkişi raporlarına dayanarak iddianame hazırladığı ancak kesin sağlık raporunun bulunmaması nedeniyle mahkemenin dosyayı savcılığa geri gönderdiği öğrenildi. Kesin sağlık raporunun yaralanma sonrası kalıcı hasar ve işlev kaybını ortaya koyması gerektiği, ancak Mahdian’ın tedavisini tamamlayamadığı için bu raporun hazırlanamadığı ifade edildi. Dosya hâlâ soruşturma aşamasında bulunuyor.

Mahdian’ın Tepebaşı Belediyesi ve Eskişehir Valiliği’ne evde bakım hizmeti için başvuruda bulunduğu, ancak sonuç alamadığı belirtildi. Hastaneye gelen sağlık görevlilerinin Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmadığını ve sigortası bulunmadığını fark ettikten sonra herhangi bir bakım hizmeti sunulmadı.

Author: Serkan Demir