Hürmüz Boğazı’nda Gerginlik Doruğa Ulaştı

Hürmüz Boğazı'nda Gerginlik Doruğa Ulaştı

7 Haziran 2026 tarihinde, ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), Hürmüz Boğazı’na doğru ilerleyen ve uluslararası deniz trafiğine tehdit oluşturduğu iddia edilen dört İran kamikaze dronunu etkisiz hale getirdi. ABD ordusu, daha sonraki saatlerde ise Goruk bölgesindeki ve Keşm Adası’ndaki İran kıyı gözetleme radar tesislerine, olası saldırılara karşı savunma amacıyla saldırılarda bulundu.

İran, ABD’nin bu eylemlerine hızla karşılık verdi. Devrim Muhafızları, ABD’nin “işgal girişimi” olarak değerlendirdiği saldırılara yanıt olarak Kuveyt ve Bahreyn’deki düşman üslerine füze saldırıları gerçekleştirdiğini duyurdu.

Tahran ve Washington arasındaki diplomasi trafiği ise, kısa süreli gerilimlere rağmen devam ediyor. Görüşmelerde, İran’ın 24 milyar dolarlık dondurulmuş varlıklarının serbest bırakılması talebi ön plana çıkıyor.

Ayrıca, İran’ın ABD ile yürütülen müzakerelerde “savaşın sona ermesi için Lübnan’daki İsrail saldırılarının durması gerektiği” konusundaki ısrarı, Beyrut ile Tahran arasında bir krize yol açtı. Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, CNN’e verdiği bir röportajda İran’ı, Lübnan’ı bir pazarlık kozu olarak kullanmakla suçladı. Avn, “Burası sizin ülkeniz değil, bizim ülkemiz. Sorumluluk da bize ait. Sizlerin bizim ülkemize müdahale etme yetkiniz yok” diye konuştu. Aynı gün, Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam da İran’a verdiği mesajda, “İran, bölgeyi ve halkını müzakerelerde şartlarınızı iyileştirmek için bir kart olarak görmekten vazgeçmeli” ifadelerini kullandı.

İran cephesinden gelen yanıt ise Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi’den geldi. Arakçi, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, “Eğer Lübnan, İran için bir pazarlık kozu olsaydı, çoktan bir anlaşma sağlanmış olurdu. Sayın Başkan, Lübnan’ı gerçek düşmanınızdan kurtarın” şeklinde ifade etti.

Author: Serkan Demir